damarlarımdan akan kan

aferim4

hayat

7 yorum var - 27 Ağustos 2008 23:57

Küçük bir çocuktum sadece... her gece başka bir dünyanın sabahına uyanacağını sanarak gözlerini kapayan...
Minik bir soluktum öylece... her sabah aynı evin aynı duvarına bakarak gözlerini açan...
Tuhaf bir umuttum sadece... her gece yastık altı ağlayan...
Masum bir buluttum öylece... şehrin pisliğinde maviliğini beyazlığını unutan...
Suskun bir sorundum sadece... beyazın her tonunu siyahlara boyayan...
Silik bir ümittim öylece... acılara boğulursam nefesim kesilir ölürüm sanan...

Küçüktüm çocuktum miniktim soluktum tuhaftım umuttum masumdum buluttum suskundum sorundum siliktim ümittim...
Büyüdüm büyütüldüm mecbur bırakıldım koştum koştum koştum soluksuz kaldım sıradanlaştım umutsuzlaştım kirlendim yağdım yağdım yağdım konuştum çözüldüm kesinleştim ümitsizdim...
anladım...
büyümek koşmaktı
mecburen koşmaktı
koşmak nefessiz kalmaktı
nefessiz kalmak sıradanlara özgüydü
sıradanlar umutsuzdu
umutsuzlar kirlenmişti
kirlenenler dolup taşıp yağmıştı
yağdıkça konuştular
konuştukça çözüldüler
kelimeleri gittikçe kesinleşti
keskin kelimeler ümitlerimi yıktı
yok oldular hepsi
ve adına "HAYAT" dediler bunun...

2 yorum var - 20 Ağustos 2008 17:35

parlak güzel bir sabahtı uzun ve sıcak gecenin ardından..uyandım..erkendi saat..nerede olduğuma baktım önce..kendi yatağımdaydım bir süre sonra benim olmayacak olan yatakta..duşa girdim..yüzüme suyun sıcaklığı değdi..bir süre öylece kaldım suyun altında..sıcak bir sarılıştı..aynada kendi yüzüme baktım..karışık duygular içindeydi..incinmiş,şaşkın,çocuk,olgun,ne yapacağını bilmez,kararsız,üzgün..yorgun gözlerime takıldı aklım ve çıktım banyodan..alelacele bulduğum etek ve tişörtü giydim..ıslak saçlarımı topladım atkuyruğu..ekmek almaya çıktım telefonumu unutarak odada..oysa baksaydım buzdolabının üzerinde dünden kalan ekmeği görecektim..yürüdüm bir hayli..yüzüme vuran sıcak havada düşüncelerimi toplamaya çalıştım..zamanı yeri kişileri algılamaya çalıştım..kendimle kalmak istedim bu zamanda..merak edildiğimin farkına varmadan yürüdüm bir hayli zaman..kendini toparlayamadan döndüm tekrar..çayı koydum, omlet yapmayı planlıyordum ama ağzımda buruk bir tat vardı o sabah..kimsenin yiyecek hali yoktu..kahvaltıyı hazırladım aleacele..nerdesin diye merak eden gözlere bakmamaya onlarla karşılaşmamaya çalıştım..ekmek kestim dalgınca, çay koydum..bir iki yudum birşeyler yedim..lokmalar ağzımda büyüyordu sanki..masayı topladım, çayı kapadım,çöpleri attım,eşyalarımı hazırladım,giyindim..iki üç gün sonra gelip tamamen ayrılmak için el salladım odama..hüzünle gülümsedi bana,sende ayrılıyorsun,anılarını bırakıyorsun dedi..bir çift el yardım etti bana,bir çift bakış..bindim arabaya,ilerledik..bir iki ziyaret yaptık..bir yerde yemek yemeye çalıştık..çok dalgınsın,çok az yiyorsun vs.zamanın içinde biz aktık, bize inat zaman aktı..bir çift sevgiyle bakan gözün hapsindeydim..zaman aktı,yol bitti,beni evime getirdi..ertesi gün uyandığıda kendi yatağımdaydım..daha sonraki günlerde yine eski yatağımda ve daha sonrada kısa sürelik yatağım olarak benimseyeceğim koltukta uyandım..geceleri ağladım kimseye göstermeden, sabahları çıkmak istemedim, unutmak, zamanı geri almak istedim..tüm bunlarda bir umut, bir yürek yanımdaydı..bana destek olan.. tüm çelişkilerimi çözmeme yardım eden..beni mutlu eden..sevdiğim..sevgilim..

6 yorum var - 18 Ağustos 2008 23:17

tırnaklarımı avucuma batırıyorum acısını hissedebilmek gerçek olduğunu anlayabilmek için..izler çıkıyor avucumun içinde..çizgiler dolu olan avucumda..hatırlamadığım bir zamanlarda birisi o çizgiler için kararsızlıkların demişti bana..o zaman farketmiştim ne kadar çok çizgi vardı avucumda..ve ne kadar çok kararsızlığım kendi ve etrafımdaki hayata dair..
batırıyorum tırnaklarımı..ama bu gelmediği gerçeğini değiştirmiyor..ne zaman canım sıkılsa, özlesem canımı yakmak istiyorum, kendiminki ile birlikte onunda canı yansın istiyorum..gelemeyişinin, yanımda olmayışının, yanında olamayışımın acısını ikimizinde iliklerimize kadar hissetmesini istiyorum bazen..
acı çekiyorum düş(ünce)lerimde..bekliyorum..ağlıyorum..isyan ediyorum..sonra bakıyorum hepsi düş(üncey)miş..farkındayım acıttığımın, farkına varıyorum geç de olsa ama bastıramıyorum içimdeki isyanı başka türlü..
bir dönüm noktasının ikinci yılına iki gün kaldı..yine tek başıma düş(ünce)lerimde çırpınıyorum..dibe vurmak belkide kurtuluşum.. bitti kurtulduğum dediğim anlarda başgösteriyor iki yıllık kangrenim..ne zaman yalnız ve kendimle kalsam çıkıyor..
farklılığımız aşikar..belkide bu bizi çekici kılan...bir sürü söz çelişkiyi anlatış ve verilen karşılık ''seni seviyorum''..
uzaklığı hazmedemiyorum bir tek son zamanlarda..zaman geçtikçe uzaklık daha da büyüyor..sonra yeniden azalıp yeniden büyüyor..
bu imkansızlıklar bir gün beni öldürecek..

2 yorum var - 23 Haziran 2008 00:25

bundan 19 yıl önce..bu gün bu saatlerde bir evde hüzün hakimdi..herkes ağlıyordu için için..''daha göreceğin çok güzel günler vardı baba, çok erken gittin bu dünyadan benim bir yerimi eksik bıraktın'' böyle geçirmişmiydi acaba o zamanlar benim şimdiki yaşımda olan annem..kucağında ben olan annem..acaba ne düşünmüştü? şimdi farkediyorum yazarken babası öldüğünde, o acıya katlandığında,dayandığında benim kadarmş..bana ne kadar uzak bir acı..insan nasıl bilebilirki, nasıl bekler? hiç gitmeyecekmiş gibi,üstünden seneler geçmesine rağman sanki daha dünmüş gibi..
hatırladığım çok az şey var dedeme dair..en net hatırladığım..hasta hali ve yataktan çıkamadığı son günleri..yan evde oturan ebe gelirdi gelirkende ikiz kızlarını getirirdi..dedeme iğne vururken onlar benle oynardı..bazen bana bir enjeksiyon verirdi..o yüzden o zamandan kalan bebeklerimin poposunda kocaman lekeler vardır..anneannemle dedemin ektiği tarlalardan birine gitmiştik, anneannem tülbentinin kenarına olgunlaşmış buğday tanelerini saklamıştı, gelince dedeme göstermişti bir koşu..hiç gitmeyecekmiş, bir sonraki seneyide görecekmiş gibi..oysa herkes biliyordu.. sonra gitti dedem ansızın..aslında beklenendi bu, acı çekiyordu her gün biraz daha fazla çünkü..beni bi yere yolladılar..çocuk bedenim gitti ama aklım annemdeydi..en çok da anneme üzüldüm sanırım o an..
neden bu kadar az şey kalmış dedemle ilgili aklımda..sanki uçup gitmişler..oysa hala sarılarak uyuduğum yumoşum ondan hatıra..ayıcıklı battaniyem ondan bana kalan..ve gelin bebeğim kutusunda sakladığım..neden saklamamışım anılarımı zihnimde..neden..yıllar birbirini kovaladıkça büyüdük, yaşlandılar...ben şimdi annemin o günkü yaşını yaşıyorum..

0 yorum var - 23 Haziran 2008 00:24

kelebeğin ömrüni neyle kıyaslayabilirdim..senin bana gelme sürenle mi yoksa benden gitme sürenle mi? ya da sen ve benim beraber geçirdiğimiz o kısacık anlarla mı?her kanat çırpışıyla beraber azalan süreler..kelebeğin renklerini kaybedişi ve ölüme gidişi..
peki ya benim ömrüm..her kanat çırpışıyla sona yaklaşan ya da her seferinde daha dibe batan...

delii13 hakkında:

... olarak çalışıyor.